Yeryüzünde 20,000 Gün / 20,000 Days on Earth (2014) / Iain Forsyth, Jane Pollard

Nick Cave in 20,000 Days on Earth. Picturehouse Entertainment

“Genelde yazarım, ara sıra gece gündüz karalarım. Ama ne yaptığımı sorgulamak için durursam, neden ararsam, bunu size söyleyemem. Bilmiyorum. Bu yarattığım bir dünya. Canavarlar ve kahramanlarda, iyi ve kötülerle dolu bir dünya. Saçma, çılgın ve vahşi bir dünya. İnsanların kızgın ve Tanrı’nın gerçekten varolduğu. Ve ne kadar çok yazarsam, dünya o kadar detaylı hale geliyor ve yaşayıp ölen tüm karakterler kayboluyor. Onlar benim bozulmuş versiyonlarım. Neyse benim için herşey burada başlıyor. En dar yollarda.”

20000-days-on-earth-bigshot“-En büyük korkun ne? -En büyük korkum sanırım hafızamı kaybetmek. Ara sora endişelendiriyor beni, işimi yapmaya devam edememek, ve tatmin olduğum bir noktaya erişememek -Yani? -Çünkü hafızamız ne olduğumuzdur.  Ruhun ve mantığın hayatta kalması hafızaya bağlıdır. Sanırım Çok uzun zamandır, narrative şarkı yazmak üzerine bir dünya kurdum. Hayatlarımızı tamamlayan özel, özgün anlar yaratılmış bir dünya bu ve sürekli peşinden koştuğumuz hatıralarımızdan kurulu. Çocukluk hatıraları. Öyle anlar ki, kalbin tonu değişmiştir. Bir sanat işini keşfetmek, travmatik bir deneyim yaşamak olabilir, ya da küçük bir an olabilir. Bir anın fragmanı hatta. Ve bir şekilde benim için şarkı yazma sürecinin en önemli noktası bu. Bu hikayeleri yeniden anlatmak ve mitolojize etmek. Bu dünyadayken hafızayı kaybetmek? Bir travma olacaktır.”

THUMB“Şarkı söylemeyi insanlarla bir araya gelme olarak görüyorum. Kendinden dışarı sürüklendiğin… Sahnede birşey olur. Öncesinde tamamen paniksindir. Ama sahnede birşey olur ve tüm endişelerini alır. Yapmaya çalıştığımız böyle konserler; bizim için ve izleyiciler için çok önemli olan. Birşeyin ötesinde geçmektir…”……”Ve bence sahnede yapmamız gereken şey o. Başkaları için nasıl bilmiyorum ama bence hepimiz bir aşamada başka biri olmak isteriz. Hepimiz o dönüştürcü şeyin hayatlarımızda olmasını ararız. Bence insanların çoğu bunu o ya da bu şekilde bulur. Başka biri olarak, kim olduklarını unutabildikleri bir yer.”

“Ben bunun için yaşıyorum. O an, her zaman olmak istediğim insan olduğum tek andır. Sahnede birşey olur ve transforme olursun. Zamanın farklı bir his olur ve sen buna adapte olursun ve yanlış birşey yapmazsın!”

9_20000-days-on-earth

“Şarkının, onu anlamadan önce verdiği hisse bayılıyorum. Hepimiz anın içine dalmış çalarken, şarkı vahşi ve kırılamaz gibi gelir. Kısa bir süre sonra, onu evcilleştirirz. Tanıdık ve itaatkar bir şeye çeviririz. Ve tüm diğer şarkılarla aynı düzleme koyarız. Ama bir an vardır ki, yetki hala şarkıdayken, yere düşüp boynunu kırmamak için uğraşırsın. İşte stüdyoda peşinde olduğumuz anlar bu anlardır.

6_20000-days-on-earth“Kim kendi hikayesini bilir ki? Tam ortasındayken yaşadığımızın hiç bir anlam çıkaramazsın. Sadece bulanıklık ve karmaşa vardır. Sadece anlattığımızda ya da yeniden anlattığımızda hikaye haline gelir. Kendi ruhumuza ve başkalarına tekrar tekrar konuşan küçük kıymetli biriktirdiklerimiz. Önce kendi yaşamlarımızdan bir hikaye oluştururuz. Sonra o hikayeyi karanlıkta kaybolmaması için korumaya çalışırız.”

20,000 DAYS ON EARTH - 2014 FILM STILL - Nick Cave composing - Photo Credit: Drafthouse Films“Şarkı cesurdur. Çünkü şarkı ölüme göğüs gerer. Şarkı ölümsüzdür ve bizim kendi yok oluşumuza yukarıdan cesaretle bakar. Şarkı ruhun dünyasından hakiki bir mesajla hayata gelir: ‘Bir gün sana ejderhayı nasıl ehlileştireceğini söyleyeceğim'” … 

“Günlerimiz sayılı. Boşa geçirmemeliyiz. Kötü bir fikre göre hareket etmek, hareket etmemekten daha iyidir. Çünkü fikrin değeri, uygulayana kadar asla kendini göstermez. Bazen bu dünyanın en küçük fikri olabilir, içinizde başgösteren küçük bir alev. Kendisine karşı çıkan bütün zorluklara karşı sönmeyecek bir ateş. O ateşe tutunursanız eğer, etrafında harika şeyler oluşturulabilir. Kütlesel, güçlü ve dünyayı değiştirecek şeyler. Hepsi küçücük fikirlerden ortaya çıkarlar.”

20-000-days-on-earth

“Sonuçta, tam olarak anladığım şeyle beni ilgilendirmiyor. Bunca yıldır yazdığım her kelime bütünüyle gösteriş sadece. Gerçekler kelimelerin yüzeyinin altında yatıyor. Gerçek, uyarı vermeden bir deniz canavarının sırtı gibi ortaya çıkar ve sonra yok olur. Yaptığımın performansı, şarkı yazmak ve söylemek benim için o canavarı suyun yüzeyine çıkarmanın bir yolunu bulmak gibidir. Yaratığın, neyin gerçek, neyin bizim anladığımız haliyle olduğunu gösterebilmesi için bir yer yaratmak için. Gerçekle hayal gücünün kesiştiği bu parıltılı yer, işte burası tüm sevgi, gözyaşı ve mutluluğun var olduğu yerdir.”

3_20000-days-on-earth

Advertisements

Solaris / Solyaris (1972) / Andrei Tarkovsky

Screen Shot 2015-05-09 at 12.34.03   Screen Shot 2015-05-09 at 12.34.08

“Aşk hissedebildiğimiz birşey… ama asla açıklayamayız. Sadece “aşk düşüncesi” açıklanabilir. İnsan kaybedebileceğini sever… kendini, bir kadını, bir vatanı. Bu güne kadar insanlık, dünya için aşk elde edilmez oldu. O kadar azız ki! Belki de burada olmamızın nedeni, ilk defa insanoğlunu aşkın bir nedeni olarak anlayalım diyedir.“

Screen Shot 2015-05-08 at 22.46.45

“-İnsan mutluyken hayatın anlamı ve diğer ölümsüz temalarla nadiren ilgilenir. İnsan bu soruları hayatının sonunda sormalı. -Ama biz hayatın ne zaman sona ereceğini bilmeyiz bu yüzden acele ediyoruz.   -Acele etme, en mutlu insanlar bu lanetli sorularla canını hiç sıkmayanlardır. -Biz hayatı onu anlamlandırmak için sorguluyoruz. Bunu düşünmek ecelini bilmek gibi birşey. Henüz basit insani doğruları korumak için gizeme ihtiyaç duyuyoruz. Mutluluğun, ölümün, aşkın gizemi… -Haklısın belki ama bunu düşünmemeye çalış. -Bunu düşünmek öleceğin zamanı bilmek gibi birşeydir. O zamanı bilmek bizi ölümsüz yapmaz.”

Screen Shot 2015-05-09 at 01.15.19“Gece olunca, karanlıkta yaprakların hışırtısı olduğunu sanacaksın.  Guibariane’nin icadı. Dehanın tüm eylemleri gibi, çok basit.”

 

 

Screen Shot 2015-05-09 at 12.43.14

“-Biliyor musun, ben kim olduğumu dahi bilmiyorum. Hatırlamıyorum. Gözlerimi kapatır kapatmaz, yüzüm nasıldı, unutuveriyorum. Kim olduğunu biliyor musun? – Evet, bütün insanlar bilir.”

Screen Shot 2015-05-08 at 23.35.32

“Bilim mi? Boş laf. İçinde bulunduğumuz bu durumda, sıradanlık da deha da aynı derecede yararsız. Evreni fethetmekle ilgilenmedik. Sadece yeryüzünü evrenin sınırlarına kadar genişletmek istedik. Başka bir dünya istediğimiz yok. Yalnızca, içinde kendimizi göreceğimiz bir ayna. Bağlantı kurmak için çok çabaladık ama başarısızlığa mahkum olduk. Screen Shot 2015-05-08 at 23.07.53Korktuğumuz ve aslında gerek duymadığımız bir ereğin peşinden koşmakla komik görünüyoruz. İnsan insana lazım! Guibariane’ye içelim, bir insanın anısına. Yaptıklarına, korkusuzca.”

Screen Shot 2015-05-08 at 23.04.34

 

“İnsan doğa tarafından kendi yollarıyla öğrenebildiği için yaratıldı. Gerçeğe doğru yürüyüşünde, insan bilgiyle mahkum edildi.”

Screen Shot 2015-05-08 at 23.36.19

“İnsanlık kurtuluşunu utancında bulacak.”

Screen Shot 2015-05-08 at 23.58.31

Yol

11109186_10152948393724032_5941128328370957772_o

YOL

İnsan olmanın gereği inanmak ve çalışmaktır.
Ruh inanç dolu olmalı.
Beden çalışmalı.

İnanıyor veya çalışmıyorsanız veyahut
Çalışıyor fakat inanmıyorsanız
Biliniz ki
Er veya geç, birileri, veya birşeyler
Sizi teslim alacaktır.

İnancınız, çalışmanızın rehberi olmalı.
Peki neye inanayım ve ne yapayım? Diyorsanız
Henüz olgunlaşmamışsınız derim.
Oku, gör, düşün: yolunu bulacaksın.

ÜNAL ŞINIK

Yaşamın Gizi

11070825_10152869404664032_6630204434396668376_o

YAŞAMIN GİZİ

Yaşamınızı, kendi kabınızda damla damla biriktirin.

Göreceksiniz ki, biriktikçe yükselecek,
yükseldikçe kabınızın dışını fark edecek,
ufkunuz genişleyecek,
kabınızı aşmak isteyecek ve
bir gün taşacaksınız.

Kah ıslanarak, kah ıslata ıslata yönünüzü ararken,
yine bir gün
dere olmanın keyif ve gururu ile,
kıvrıla kıvrıla akıp gittiğinizi fark edeceksiniz.

Ancak yine günlerden bir gün, göreceksiniz ki
birileri,
farklı yörelerde doğan birileri,
özgürce akmış,
rastlaştıkça özgürce birleşmiş,
birleştikçe büyümüş,
büyüdükçe güçlenmiş,
nehir olmuş akıp gidiyor.

İşte o güne kadar sana hep birşeyler fısıldayanları
ve de beni
artık duymaz olacaksın.

Bir bakacaksın ki,
ne sen kalmışssın,
ne de, sendeki ben.

Sakın şaşırma.

Artık sen de, yüce bütünün bir parçasısın

Sanma ki öldün,

Yaşama yeni başladın.

ÜNAL ŞINIK