Mahallenin Çocukları, Çocukların Oyunları

seville_by_mariusolsen-d4dxvuz

Çocukların hiç bitmek istemeyen oyunları, mahallenin sokaklarında oynanır. Mahalle, düşe kalka, hoplaya zıplaya oynanan oyunların, her edimde, sınırsız olanaklar içinde, çocuğun kendine yeni bir yer bulduğu, doğurgan bir meydandır. Gezi parkı gibidir mahalleleri. Kendilerini girip kapattıkları evler yoktur henüz. Girip çıktıkları, küçük ve bez çadırlar vardır.

Kendini oyuna kaptıran çocuk için oyun doğumun sınırsız ve sonsuz biçimlerde deneyimlediği bir alandır. Büyük bir şevk ile kendini orada bulur. Kendi üzerine rasyonel zihin kapılarını henüz kapatmamış, kendi ve dünya arasındaki sınırı henüz çizmemiş varlık olarak çocuk diğeri ile paylaştığı o oyun alanında, yan yana oynar. Oyunları, her birinin birbirine dokunan eylem ve sözleriyle deneyimler yaratmak, onun içinde de kendilerini bulmaktır.

İlk nefesinden başlayarak, dünyaya getirdikleriyle birlikte kendi dışındaki koşullara teslimiyetle başlamış bir açıklık halindedir. Fiziksel otonomisi ve dilsel becerilerinin artan kullanımıyla, kendini sınar ve meydana getirirken başkalarına ihtiyaç duyacaktır. Kendini başkalarında, oynadıkları oyunda sınar. Oyun alanında kimse kimsenin nesnesi değildir ve herkes bir iletişim noktasıdır.

Büyümekle birlikte, çitlerle çevrelenmiş bahçeler içinde kalan çadırlar önce tuğlalardan örülen evlere dönüşür. Dışarıya bakabileceğin pencereler ve içinde odaları olan evler, giderek daha fazla zamanın geçirildiği yerlere dönüşür. Evin dışına önce izin verildikçe, sonra gerektikçe çıkılmaya başlanır. Sokaklar bir yerden bir yere gitmek için kullanılır. Oyun bitmiştir. Çocukluğun başa gelmesi. Aşkın, ölümün ya da yaşamı tehdit ederek seni sokaklara fırlatacak bir durumunun başa gelmesi gibi(*), insanın kendini içinde bulduğu bir durumdur. Ve yine onlar gibi sonludur.


*Çocukluk ve oyunları ile arasında bağ kurulan kavram ve kaynaklar;

  •  Jean-Luc Nancy, The Inoperative Community, University of Minnesota Press, Minneapolis and Oxford, 1991
  • Maurice Blanchot, The Unavowable Community, Station Hill Press, 1988
  • Ferda Keskin, Bilgi Üniversitesi Felsefe ve Toplumsal Düşünce Yüksek Lisans ‘Tekillik’ ders notları

Fotoğraf: Marius Olsen / http://www.deviantart.com/art/Seville-265280651

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s