Bundan Böyle #Vegan

Daha önce değildim, çünkü ne olduğunu bile tam olarak bilmiyordum. Bilmiyordum çünkü bildiğimi sanıyordum. Bildiğimi sanıyordum çünkü aslında öğrenmeye niyet etmiyordum. Öğrenmeye niyet etmiyordum çünkü zahmetsiz yargılarım vardı. Konforumun keyfi yerindeydi ve iştahımın gözü açtı.

Oysa kıpırtıları başlamıştı bir süre önce. Mesela, 2017’de izlediğim ve çok etkilendiğim film “Beden ve Ruh”un ilk dakikalarında, kesimhaneye götürülen inekler ve  o ineklerin seyircinin içine işleyen gözleri ve o gözlerden içeri canlarıyla kurduğum temas belleğimdedir hala. Yabancılaşmış olduğumuz o en vahşi halimize baktırıyordu yönetmen usul usul. Birkaç ay sonra, yaza doğru bir akşamüstü, arkadaşım Şeyda Taluk’la, doktor Murat Kınıkoğlu takibinde vegan olduğu ilk gün buluşmuştuk. Onu çok takdir etmiştim. Ailemizdeki tek vegan Deniz’i takdir ettiğim gibi. Kendime Veganlık üzerine bir iki kitap almakla yetindim. Bir tanesini üstün körü okudum. İkincisine sıra bile gelmedi.

On-Body-and-Soul-cow-looks-up-at-sun-thefilmbok

Aynı yaz bir başka gün, Intermed polikliniğinden gelen bir telefon doktor Murat Kınıkoğlu’nun benimle görüşmek istediğini söyledi. Arayan kişiye bir yanlışlık olduğunu söyledim. Öyleydi. Hastası değildim.  Bu bir işaret belki, diye de düşündüm. Bu ilginç tesadüfler dizisi, THY uçuşlarımda kabin memurunun ısrarla bana vegan menüsü getirmesiyle devam etti. Oysa bilinçli olarak menüde vegan seçimi yapmamıştım. Yine de tüm bunlar, konfor ve iştah ikilisinin birleşmiş gücüyle aşık atamazdı.

Bir sene sonra sağlığımla ilgili bir gelişme hayatıma girdi. Normal bildiğim tansiyon değerlerimin aslında yüksek olduğunu öğrenmiş bulundum. Doktor tansiyon ilacı vermek istedi. İlaca başlamak istemedim ve alternatif doğal yollarını araştırmaya başladım. Özel gıdalar, biraz kilo vermek, meditasyon vb çabalarla… 1 sene geçti, değişen bir şey olmadı. Tansiyon hala yüksekti, anladım ki ailemin genetik mirası yakamdaydı.

Son bir ay içinde yaşadıklarım ise adeta birbirinin içinden gelişti. Gençlere yaptığım danışmanlıkta 17 yaşında vegan iki genç ve onlara her yönüyle destek olan annelerini tanıdım. Onlarla görüşmemin birkaç gün öncesinde yıllık check up kontrolleri ve takibinde de ilk kez görüşmek üzere Dr. Murat Kınıkoğlu için Intermed den randevumu almıştım. Aynı zamanda Vegan Beslenme kitabını okumaya başlamıştım. Randevu günü geldiğinde kitabı bitirmiş olmak ve sorularımı sormak istiyordum. Vegan öğrencilerimle görüşmelerim işte bu günlere denk geldiler. Yine aynı hafta içinde bir aile büyüğümüz damar tıkanıklığına bağlı kısmi felç teşhisi ile hastanede 15 gün geçirdi. Kendisine eşlik edenlerden biri olarak hastaneye giderken yanımda bu kitap vardı ve tanık olduklarım okuduklarımın resmi gibiydi. Ben gelecekte bir gün bir başkasının desteğine muhtaç olarak hastanede yatan kişi olmak istemiyordum.

untitled-45-of-1singleonthesidesDünyanın bir başka coğrafyasında ise ilgiyle takip ettiğim 15 yaşındaki aktivist Greta Thunberg İsveç parlementosu önünde Küresel İklim değişikliğine karşı başlattığı Cuma protestoları ile konuşuluyordu. Polonya’daki iklim zirvesinde politikacı büyüklerine dersini vermişti. Dünya üzerinde binlerce genç bu harekete katılmıştı. Gençler görüyordu, gösteriyordu.

MV5BYWU3ZTk1ZDgtNTFlOC00MGRjLWFiZmQtYmI0Y2JjMmI5YTBkXkEyXkFqcGdeQXVyNzI5MjI4MTc@._V1_Tıpkı benim “danışmanlık yaptığım” gençlerin bana gösterdiği gibi. Ayşe ve annesi veganlık hakkında sorularımı yanıtladılar, bilgilerini paylaştılar. İki belgeselden bahsettiler. “Cowspiricy” , “What the Health”. Hemen izledim. Ve küresel iklim değişikliğinin hiç bahsi geçmeyen en önemli nedeninin hayvansal gıda sektörü kaynaklı olduğunu öğrendim. Bu bilginin nasıl olur da üstü kapalı bir anlaşmışlıkla gizlendiğini öğrenmek çok çarpıcıydı.

Murat Kınıkoğlu’nun iki kitabı da bitmişti. (Vegan Beslenme ve Vegan Sağlık)  Öğrendiklerim, hayvansal gıdanın neredeyse  tüm hastalıkların formasyonuna  katkısını bilimsel araştırmalarla gösteriyordu.  Murat Kınıkoğlu’nun yaptığı bir meydan okumaydı. Çünkü söyledikleri bugüne kadar alışılmış olan yaklaşımların, alışkanlıkların karşısında yer alıyordu.  Hatta yazdıkları, yani gerçekler, dünyanın başka ülkelerinde yine onun gibi cesur  binlerce aktivistin susturulması ile sonuçlanmıştı. Bu konuyu kimse konuşmuyor, konuşamıyordu. Yeryüzü ve üzerindeki her bir canlı, vahşi kapitalist dünya düzeni içinde kazananlar zincirinin, paranın egemenliğindeki bilgi üretimi ve pazarlamasının açıkça kurbanlarıydık.

Bu hayvanlara yapılan zulüm olmanın da ötesinde, gezegenin geleceğini birinci derecede ilgilendiren bir konuydu. Bir insan bedeninin sağlığı içinse en doğru beslenme şekliydi.

c722b186afb55bda3517e303a0f1e234Artık seçenek yoktu. Bilgi ve tesadüflerin birikimi, yargılarımın (ya da cehaletimin diyelim),  konfor ve iştahımın karşısında ilk defa baskın gelmişti. Bu dünyaya bir şekilde gelmiştik ve muhtemelen uzunca bir süre bu hepimizin ortak yazgısıydı. Ama ben artık 2019’a nasıl girmek ve bu dünyadan nasıl ayrılmak istediğimi biliyordum. Bu kendime yeni yıl hediyem oldu. Bu blog yazısını da hem sözümde durmayı kendime gelecekte hatırlatmak, hem de öğrendiklerimi paylaşmak için yazıyorum.

Yaşayan ve doğacak tüm canlılar için daha iyi bir yıl olması dileğiyle…

***

Film:

On Body and Soul / Beden ve Ruh (2017) / Ildiko Enyedi

Cowspiricy: The Sustainability Secret (2014)  / Kip Anderson & Keegan Kuhn

What the Health (2017) / Kip Anderson & Keegan Kuhn

Kitap:

Vegan Beslenme / Dr. Murat Kınıkoğlu

Vegan Sağlık / Dr. Murat Kınıkoğlu

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s