Corona ve “Dünya Evim ve Yanıyorsa”

iva-rajovic-C1Sr11Fs5Zc-unsplash.jpgAlışkanlıklarımız, önceliklerimiz değişmeye başladı. Kaygılarımız ortak, korkularımız var ve güçlü. Aynı zamanda kendimizi hiç beklemediğimiz alanlarda geliştirmeye başladık. Sevgiyi daha uzaktan ama yürekten duyar olduk.  Yavaşladık, aldığımız nefesi fark ediyor, soluğa şükrediyoruz. Kulaklarımızda daha fazla kuş sesi. Hava daha temiz. Belli ki doğa mutlu. Gözle görülmez bir viral zekanın önünde din, dil, yaş fark etmeden başını önüne eğdi dünyanın efendisi sanrısında olan yağmacı, tüketici bir tür – insanoğlu.

Uzunca bir mola aldık. Bir nevi doğum öncesi ana rahmindeyiz. Yola devam edeceğiz ama eskisinden farklı. Gelecek nasıl olacak? Geleceğin var olabilmesi için neyi nasıl yapmalıyız? Daha önce sormadığımız soruları sormaya ve bunlara dürüst yanıtlar vermeye mecbur olduğumuz zamanlar.

Greta Thunberg’in bir kişilik eylemi ile başlayan, bugün milyonlarla devam eden gençlik hareketi* (Fridays For Future / Gelecek İçin Cumalar) başından beri bunu yapıyor. Kendi kendimize kazdığımız bu tünelden geçerken ve dışarıdaki aydınlığa ulaşmaya çalışırken, dışarı çıktığımızda hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını anlamak zorundayız. Tüm insanlık yetilerimizi kullanarak her anlamda daha adil ve iyi olmak, doğanın kendi denklemlerini anlayarak, bütünsel bir vicdanla seçimler yapmak ve dönüşümü başlatabilmek… tam da böyle bir krizin içinden çıkarak mümkün olabilecek belki de. Gençlerin yaptığı gibi, bilimi arkamıza alarak, büyük resmi görüp, küresel ve bireysel olarak yapabileceklerimizi gözden geçirmenin zamanı şimdi.

Bugün yaşadıklarımızla, iklim değişikliği ve gelecek senaryolarının bire bir ilişkisi var çünkü. Önü kesilmeyen fosil yakıt tüketimi, sera gazı salımı, artan sıcaklık, hayvanlardan insanlara gececek hastalıkların artması, buzulların erimesi ve tundraların açığa çıkması, yangınlarla vahşi hayvan türlerinin insanların yaşam alanlarına girmek zorunda kalması, göç ve yoksulluğun artmasıyla daha fazla yiyecek olarak tüketilmesi, bütün bu gelişmeler henüz tanışmadığımız yepyeni virüslerin yaşamımızın parçası olması demek. Bu tabloya kuraklık ve savaşların eklenmesiyle belki bugünü arayacağımız yarınlarımız çok uzak değil.

Oysa hala mümkün. Değişim mümkün. Bireysel olarak daha fazla öğrenerek, anlayarak ve sonra sistemden talep ederek, eyleme geçerek. Greta’nın dediği gibi, “Kimse değişim yaratmak için küçük değildir.”

BANU-SON.JPGBen de sinek kuşu Kolibri’nin yaptığı gibi, “Elimden gelenin en iyisini yapıyorum” ve müziğin alan açan, birleştiren, harekete geçiren gücüne inancım, Greta ve Gelecek İçin Cumalar’ın müthiş gençlerinden ilhamla ortaya çıkmış ve yine onlar tarafından Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde söylenmiş bu şarkıyı sizlerle heyecanla paylaşıyorum. Dünya Evim ve Yanıyorsa. 24 Mart’ta ilk kez Açık Radyo (94.9)da, 27 Mart’ta tüm dijital platformlarda.

Ve gerçekten umutluyum. Gelecek güzel gelecek!

 


Fotoğraf: Iva Rajovic

*

Birkaç okuma önerisi:

  • Açık Yeşil – Teorisi ve Pratiği ile Bir Ekoloji Rehberi / Ömer Madra- Ümit Şahin
  • Açık Yeşil 2 – İklim Krizi-Politika ve Aktivizm / Ömer Madra- Ümit Şahin
  • Havadan Sudan Doğru Bilinen Yanlışlar  / Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu
  • Sessiz Bahar / Rachel Carson

Devamı sizden de önerilerle gelsin, liste uzasın…

Bir Şarkının Güncesi: “Dünya Evim ve Yanıyorsa”

15 Mart 2019

_MG_0058 2.jpegFridays For Future Turkiye, Atlas Sarrafoğlu‘nun çağrısıyla ilk kez Bebek Parkı’nda bir araya gelmişti. Başlangıç için çok güzel bir kalabalıktı. Şarkı güncesi olması için henüz erken ama ilham nedeni olarak bu günü hatırlamam gerekir.

4 Mayıs 2019

Ekran Resmi 2020-03-21 20.17.45.pngAyvalık ve çevre köylerinden gelen Zeytin Çekirdekleri / Renkli Saatler çocuklarıyla iki ayda bir buluşuyor, her seferinde açık bir sohbet ardından ne hakkında şarkı yapmak istediğimize karar veriyor, sözleri hakkında fikirleri topluyorduk. Aynı çalışmanın içinde çocuklar sohbetimizle ilgili resim yaparken ben de o günün sohbetini, şanslıysak tamamı ya da bir bölümü bitmiş bir şarkıya dönüştürmeye çalışıyordum. Hep birlikte, perdelere asılan boyalı resimler önünde toplanıyor, şarkımızı söylüyor, birbirimizi kutluyor ve ayrılıyorduk. 4 Mayıs buluşmamızda dünya üzerine sohbet ederken 7 yaşındaki Aydın nesli tükenmiş bir kuş olan Dodo’yu bize tanıttı. O gün ortaya çıkan şarkının dörtlüğünde, Dodo dünyaya bakıp gördüklerini anlatmaya hazırlanıyordu…

20 Eylül 2019

DSCF3231.jpgDünyada ve Türkiye’de Fridays for Future Turkey ve Sıfır Gelecek  organizasyonuyla yapılacak  20 Eylül İklim Grevi yaklaşıyordu. Dodo’nun şarkısını İklim Grevi günü tamamlamış olmak istiyordum.  Sözler yine gençlerden gelmeliydi. FFF gençlerin sosyal iletişim platformlarındaki sözlerinden, iklim krizi ile ilgili bilinmesi gereken gerçekleri manifesto olarak yayımlayan Yokoluş İsyanı açıklamalarını esas alarak şarkı sözlerinin tamamını rap formunda bir araya getirdim. 20 Eylül İklim Grevi’nde,  Moda Yoğurtçu Parkı’nda, Fridays For Future Turkey gençleri ile birlikte şarkıyı ilk defa söyledik.

22 Eylül 2019

DSCF3223.jpgİklim Grevinde Fridays For Future Turkey  gençlerinden Selin Gören’in sinekkuşu hikayesini dinlemiştim. Bu çok küçük, sembolik ve ilham veren bir hikayeydi. Selin’e, şarkının Dodo kuşlu nakarat bölümünü, Sinek kuşuna uyarlamayı teklif ettim. Şarkının iki versiyonu olabilirdi. Dodo kuş yine Ayvalık çocuklarıyla tamamlanabilirdi. Fridays for Future sözlerinin de sinek kuşu Kolibri ile yola devam etmesi anlamlı olacaktı.

1 Aralık 2019

Ve şarkının nakaratını Kolibri-sinekkuşuna uyarladık.

“Yangın büyük, o küçük belki / Bir sinek kuşu, ismi Kolibri / Bir aşağı, bir yukarı kanat çırpıyor / Damlalarla su taşıyor. / Durup seyredene, sorana yanıtı  / “Elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Dünya evim ve yanıyorsa / Gördüğümü de  söylüyorum”

IMG_3249.jpeg

Artık Kolibri şarkısı söyleyecek genç vokalistlerini bulmaya hazırdı. Selin aynı günlerde FFF grubundan gönüllüleri bulmaya yardımcı oldu. Selin, Sera, Atlas, Özge, Ege vokal grubuna katıldılar. Tayga, Deniz ve Yağmur daha sonra katılacaktı.  Bir whatsapp grubu kurmuş ve ilk bilgileri paylaşmaya başlamıştık.

27 Aralık 2019

Ekran Resmi 2020-03-21 19.18.30.png

Tuna Erlat – Londra’da yaşayan yeteneğine, birikimine ve ondan da önemlisi kişiliğine ve anlayışına çok güvendiğim bir müzik insanı.  Tuna’ya bu şarkı için beat yazma teklifimi ilettim, aynı gün çalışmaya başladık.  Tuna yaptığı yeni akor ve melodi önerileriyle sadece beat yazmamış, şarkının ikinci bestecisi olmuştu. O kadar kısa sürede anladı, çalışmayı tamamladı ve şarkıyı gençlerin seveceği bir yere taşıdı ki, şundan eminim: Tuna’sız bu iş böylesine içime sinmiş olmayacaktı.

12 Ocak 2020

IMG_2947.jpegŞarkının melodik bölümleri için FFF gönüllülerinin yanı sıra, birkaç iyi sese daha ihtiyaç duyuyordum. Açı Okulları müzik bölümü koordinatörü sevgili arkadaşım Neşe Türkeş’e danışmamla birlikte birbirinden yetenekli üç liseli gençle tanıştım. Lara, Derya ve Rhea. Ve hemen ardından iletişime geçtiğim Alvi. Şarkıyı ve arkasındaki hikayeyi onlara anlattım, içinde  yer almayı onlar da istediler.

25 Ocak 2020

C32BB407-F8C3-4C41-B8F7-EF3ECDE9B1E7Şarkının İngilizce versiyonunun olmasını çok önemsiyordum. Bu konuda da Amerika’da yaşayan 14 yaşındaki çok yetenekli bir genç, Kayra Bahar Serpengüzel aramıza katıldı ve sözlere sihirli dokunuşunu yaptı. Sihirli diyorum çünkü, Kayra Bahar sözleri çevirmekle kalmadı, adeta değiştirmeden ve kendinden kaynaklı bir güzellikte yeniden yazdı: Earth is My Home, It’s Calling

7 Şubat 2020

 L1110099.jpgIMG_3845.jpeg

Kayıtlar için Ada Müzik Stüdyo’dan tarihler almaya başladık. Şarkı sözlerinin ritmik olarak yerleşmesi ve rap ruhuyla söyleyebilmek işin en önemli bölümüydü. Tuna’nın aracılığıyla bilinen ve çok sevilen rap sanatçısı Kamufle ile yollarımız kesişti ve kendisinden kayıtlarımızda bize rehberlik yapması için ricada bulundum. Kabul etti ve onunla geçen kayıt günü bizim için bir dönüm noktası daha oldu. Tuna aracılığıyla İsveçli R&B/Soul şarkıcısı Shaqdi’den de İngilizce sözlerin oturması üzerine yardım almıştık. Şanslıydık!

 

20 Ocak, 16 Şubat, 23 Şubat 2020

Kayıt tarihlerimiz. Vazgeçilmez kakaolu vegan kekimiz. Kayıt masasında sevgili Ceren Çakar. 16 Şubat Kamufle ile birlikte olduğumuz, Türkçe bölümleri yeniden söylediğimiz ve 23 Şubat ondan aldığımız ilham ve tekniklerle İngilizce kaydını yaptığımız günler.

63e6ab7e-b377-4b3a-8005-86aed64a4c5c.jpg

Sera Çamaş, Tayga Yuca, Atlas Sarrafoğlu, Rhea Lereya 

5498364C-E1B1-4B24-B6CB-8023F6E88E1B.JPG

Alvi Moreno, Lara Karaağaç, Derya Yiğit Ertin, Damla Birsu Mercangöz

facetune_27-02-2020-14-33-00-2.jpgBanu Kanıbelli, Selin Gören, Atlas Sarrafoğlu, Ege Edman,                                                          Ece Doğa Bayraktar, Yağmur Ocak, Deniz Çevikus, Özge Korkmaz

29 Şubat 2020

IMG_9471.jpgŞarkıyı, İngilizce versiyonuyla paralel tutmaya da dikkat ederek 7 ana vokale paylaştırdım.  Stüdyoya gelen herkesin, finalde iyi bir iş olmasından ödün vermeden, şarkıda yer almasına, bir izi olmasına gayret ettim. Mix-mastering ve şarkının son hali, yine Tuna’nın ellerinden çıktı. Ada Müzik’e göndermeye artık hazırdık. Şarkımız Ada Müzik’in vazgeçilmez emekçileri Gül Yalçın ve Sevgi Yücel’e, tasarımı Ragıp İncesağır’ın ellerine emanetti artık.

11 Mart 2020

Spotify’dan sabahın erken saatlerinde gelen bir mesaj; 27 Mart’taki single’ınız için hazırlanın! Evet, şarkımız tüm dünyada yapılacak olan 3 Nisan İklim Grevi’ne yetişmişti:)